
İnovasyon ve teknoloji, günümüzün en popüler konularından, malüm devir teknoloji devri, dünyamız dijitalleşiyor. Fakat bu kadar çok sık karşımıza çıkan bu kavramlar, bazen bir o kadar da yanlış ve gereksiz tüketilebiliyor. Öncelikle inovasyonun ne olduğunu ve ne olmadığını biraz konuşalım istiyorum. İnovasyon kelimesi, İngilizce ‘innovation’dan, o da özünde yenileşmek anlamını barındıran Latince ‘innovatus’ kelimesinden gelmektedir.
İnovasyonun varolması için, öncelikli olarak, çözülmesi gereken bir problem olmalıdır. Yoksa hersey güllük gülistanlıkken zaten neden kimse birşeyi iyileştirmeye çalışsın. Google’ın bu konuda ‘İnovasyon kısıtları sever’ diye bir mottosu var. Belki bizim de yerli mottolarımızdan ‘Türkün aklı ya kaçarken, ya da WC’degelir.’ (siz tam tercümesini yaparsınız) buna paralel bir örnek olabilir.
Çok tüketilen, jargonlaşmış birçok kavramda olduğu gibi inovasyonda da yanlış bilinen birçok nokta olduğunu düşünüyorum. Bunlardan bazıları;
- İnovasyon’la icat aynı şey değildir. İnovasyon farklı, değişik, yeni fikirler geliştirerek varolan ürünü, servisi, hizmeti, süreci geliştirmektir. İcat ise, bir şeyin sıfırdan keşfedilmesidir. Örnek olarak , telefonun bulunuşu bir icatken, iPhone asıra damgasını vuran birçok farklı inovasyonu içerisinde barındıran (Apple Store, apple’a özgü ekran hareketleri vs) inovatif bir cihazdır.
- Yeni bir fikir, inovasyon sürecinin sadece başlangıcı olabilir. Fikir aşamasındaki bir konsept, inovasyon sayılmaz. Etrafımızda şu ara hemen hemen herkesin bir şeyleri geliştirmek için fikirleri olabilir, vardır da. Bunların bir çoğu acayip parlak fikirler olmasına rahmen, zihni sinir projesi kıvamında kalıyor olabilir. Birkaç örnek vermek gerekirse, kalorifer peteklerinden soğuk su geçirerek evi soğutma fikri, diş fırçalarken ruj süren fırça, sunroof’lu motorsiklet kaskı gibi gibi. Bunların hiçbiri inovasyon niteliğini taşımaz. Burada mühim olan, inovasyonun kullanıcılar tarafından istenen bir yenilik olması, teknik olarak yapılabilir olması hatta fikir aşamasından uygulamaya geçmesi, en azından çalışır bir prototipinin olması ve ticari bir değerinin olması gerekir.
- Firmalarda inovasyondan sorumlu bir departman kurup, birkaç kişiden inovasyonu beklemek, yaygın bir uygulama olmakla beraber, firmanın kültürüne yayılan bir uygulama olmadığı zaman pek de başarılı sonuçlar alınamamıştır. Buna örnek verecek olursak, Google’ın %20 kuralı ile, çalışanların haftada 1 günlük zamanlarını işine fayda sağlayacak sevdikleri farklı bir alanda çalışmaları konusunda serbest bırakması, inovasyon sürecini şirketin her kademesine yaymak için doğru bir uygulamadır.
- İnovasyon’un çıkma noktası müşteri ihtiyacıdır, bunun için de müşteriye yakın olmak mühimdir. P&G çalışanlarını belirli aralıklarla, ev, süpermarket gibi yerlerde müşteri ziyareti yapması için teşvik eder. Müşteri ihtiyaçlarını doğru anlayarak, işini müşteriye göre yönlendirmesi ürünlerinin ve servislerinin rağbet görmesi için kritiktir, zira P&G için tüketici patrondur. (Consumer is the boss)



Leave a comment