Kariyer Uzun Bir Maraton

Aerial view of runners in a city marathon on a long tree-lined road

Son zamanlarda iş hayatına yeni başlamış ya da başlamak üzere genç arkadaşlarla gerek kampüs etkinliklerinde gerekse sanal ortamda iletişim halinde olma fırsatı buldum. Kariyer anlamında, kendi naçizane tecrübelerimden önemli gördüğüm birkaç noktayı, burada kısaca özetlemek istedim. Doğru iş seçimi hayatımıza çok etki eden bir unsur. Peki nelere dikkat etmek lazım, nereden başlamak, nasıl seçmek lazım, nasıl ilerlemek lazım;

– Doğru Sektör Seçimi:

  • Büyüyen sektör’ün içinde olmak her zaman yeni fırsatları beraberinde getiriyor. Sektör büyüdükçe, iş hacmi geliştikçe, yeni iş ihtiyaçları, iş modelleri, yeni roller, pozisyonlar da beraberinde geliyor. Bu da çalışanlarının da bu momentumla daha hızlı büyümelerine, sorumluluk almalarına fırsat sağlıyor.
  • Rekabetçi Sektör: Her ne kadar daha rahat bir iş ortamı sunduğunu düşünsek de, aslında bir sektörde rekabetin zayıf olması, ya da hiç olmaması kişisel gelişim açısından çok da pozitif bir şey değildir. Zira rekabet işte kaliteyi, sıkı çalışmayı ve inovatif olmayı beraberinde getirir. İş hayatına yeni başlayan arkadaşların, bu şartlarda kendilerini zorlayarak daha yaratıcı, daha farklı çözümler, projeler getirmeleri kadar değerli bir şey olmasa gerek.

– Doğru Firma Seçimi:

  • Değerleri Olan Firma’larda çalışmak insana iş etiği açısından çok şey öğretiyor. Bir işi kolay ya da kısa yoldan yapmak değil de, doğru yoldan yapmanın ne denli önemli olduğunu insan bu firmalarda anlıyor. Özellikle kariyerinizin ilk yıllarında, etik değerleri yüksek olan firmalar iş etiği ve prensiplerinin oturması konusunda bir okul görevi üstleniyor. Etik değerleri yüksek olan firmalar aynı zamanda, müşterilerine, çevresine, çalışanına verdiği değerle de bir bütün sergiliyor.
  • Şirket içi ortam: Haftada 50-60 saatinizi ayırdığınız başka bir ortam olmayacaktır iş hayatına girdikten sonra. Dolayısıyla şirket içi ortamda mutlu ve huzurlu olmanız, işinizdeki başarınızı çok etkileyecektir.
  • Sevdiğiniz işi yapın: İş hayatı bir parti gibi eğlenceli olsaydı, üstüne para vermezlerdi diye bir söz vardır, bir noktaya kadar doğru ama yapılan araştırmalara göre, yaptığı işi seven insanlar işlerinde çok daha başarılı oluyor ve daha az yıpranıyorlar.
  • İnsana Yatırım Yapan Şirket: Şüphesiz her şirket sizi işe aldıktan sonra bir eğitim programından geçirip, işe hızlı adaptasyon sağlamanız için bir oryantasyon programına tabi tutacaktır. Uzun vadede bunun devam ediyor olması, kişisel gelişim açısından önemli. Spesifik bir pozisyona göre değil de, şirketin diğer kademelerinde de görev yapabilecek nitelikte adaylar alan firmaların, o adayı uzun vadede geliştireceği daha çok fırsat ve yatırım yaptığını düşünüyorum.

– Kariyer Uzun bir maraton: Bu hep söylenir, zira bana da söylenmişti ama genç yaşlarda insan daha bir sabırsız oluyor başarıyı yakalamak, zirveye çıkmak için. Ama gerçekten oturup düşününce, 60-65 yaşlarına kadar çalışmayı planladığımızı göz önüne alırsak, kariyerimizde okuldan mezun olur olmaz belki de en çok istediğimiz işe/pozisyona hemen girememek hiçbirimizi üzüp yıpratmamalı. Aksine eksiklerimizi, açıklarımızı kapatmak için zaman kazandığımızı düşünmeye teşvik etmeli. Azimli ve hırslı insanlar hep istedikleri, planladıkları yere geliyorlar bir zaman, yani taşlar yerine zamanla oturuyor iş hayatında. Dolayısıyla hayallerimizden vazgeçmeyip, kişisel gelişime, öğrenmeye devam edip, yeni fırsatlara kapımız açık bir şekilde devam etmek gerekiyor.Yeterki siz #bendegelecek var diyin ve kendinize güvenmeye devam edin.

Listeyi uzatmak elbette mümkün ama ben daha detaylı tavsiyeleri, konunun ehli İK uzmanlarına bırakıyorum. Hepinize bol şans ve başarılar dilerim.

Leave a comment